Filtreler ve Yardımcı Araçlar



1. Filtreler
Çekeceğimiz fotoğraflarda belli bir etkiyi, efekti vermek,renklerdeki sapmayı gidermek için yardımcı araç olarak filtreleri kullanırız.
Filtreler, genel anlamda düşünürsek süzme işlevini yapan elemanlardır. Fotoğrafta da aynı işleyişle çalışırlar. Filtreler, kendi rengindeki
ışıkları geçirir, diğer renklerin ışıklarını geçirmez. Böylelikle ışığını geçirmediği rengin bulunduğu alan filmi pozlamaz yada diğer renklerin
bulunduğu alanlara göre poz değeri düşer ve film yüzeyinde açık tonlarda, baskıda ise koyu tonlarda kalır. Bu da bize istediğimiz
kontrastlığı yada düzeltmeyi sağlar. İlk fotoğrafçıların ellerindeki film malzemesi tam anlamıyla renk körüydü. Çünkü bu filmler sadece
maviyi görebilen ve bunun dışında hiçbir rengi algılamayan filmlerdi. Bu yüzden mavi dışında renklerin bulunduğu objelerin çekimi
sırasında mavi çok parlak çıkar, diğer renkler ise film tarafından algılanma derecelerine göre farklı koyu tonlarda görülürdü. İlk
fotoğrafçılar bu olayı bildikleri için, çekecekleri konuya mavi filtre ile bakarlar ve böylece renklerinden etkilenmemeye çalışırlardı. Renk
körü film bu yüzden mavi ve sarıyı göze göründüklerinin tam tersi bir parlaklık oranı içinde verirdi. Çünkü göz sarı rengi maviden daha
parlak olarak algılar. Mavi ye duyarlı filmde çekim yapıldığını düşünürsek, mavi gök pozitif kart üzerinde beyaz çıkacağı için üzerindeki
beyaz bulutların ayrılmadığı, yeşil bitki örtüsünün koyu tonlu, detaysız, sarı çiçeklerin tamamı
ile siyah çıktığı görülürdü.
Ortokromatik film: İsmi ile tam uyum sağlamasa dahi, ileriye doğru çok büyük bir adımı oluşturuyordu. 1870 ’lerde bilim adamları yeşil
ve sarıya da duyarlı
emülsiyonu üretmeyi başardılar. Bu başarıdan o kadar etkilendiler ki, olayı gereğinden fazla şişiren bir yaklaşımla
filme ortokromatik film adını verdiler. Bu ürünün eksik taraflarının ortaya çıkmasından çok sonrada bu isim korundu. Ortokromatik film
en çok maviyi görür, bundan biraz az olmak üzere yeşil ve sarıyı da görür ama kırmızıyı göremez.
Pankromatik film : Ortokromatik filmin bu yetersizliği dolayısıyla yeni bir emülsiyon arayışına girilmiştir. Doğru pankromatik film renklere
duyarlılığı bakımından bugün de kullanılan filmdir ve bütün renkler için düzeltilmiştir. Ancak mavinin hala biraz daha baskın olduğu
görülür.
Filtrelerin kullanımı
ile ton röprodüksiyonunun iyileştirilmesi için uygun filtreler kullanılır. Bir pankromatik film renk yorumlama
hassasiyeti açısından bir teste tabi tutulsa, bütün renkleri görmesine rağmen ton röprodüksiyonunda yine de bazı hataların olduğu
görülecektir. Bu farklılıkların giderilmesi amacıyla bir filtre cam ya da jelatin gibi renkli bir malzemeden oluşan sistemler kullanılır. Camın
veya jelatinin renklendirilme miktarı kullanım amacına göre değişir. Bir ışık filtresi çalışma bakımından, sıvı filtresine benzetilebilir. Sıvı
filtresi nasıl solüsyonun içindeki katı maddeleri sıvıdan ayırıyorsa, ışık filtresi de ışığın içindeki belli renk ışınlarını ortamdan ayırır. Hangi
renk filtresinin hangi renkleri geçirip hangilerini tuttuğu, aşağıdaki tablodan görülebilir.
Filtre Geçirdiği renk Tuttuğu renk
Sarı Sarı Mavi
Yeşil Yeşil Magenta
Magenta Magenta Yeşil
Kırmızı Kırmızı Cyan
Mavi Mavi Sarı
Cyan Cyan Kırmızı

Özetlemek gerekirse, bir filtre kendi rengindeki ışığı geçirir, tamamlayıcı rengini tutar.
Filtrenin gücü: Bu bilgilerden sonra varılan sonuç şudur; bir rengin sb film tarafından yorumlanması sırasında hata miktarı arttıkça,
kullanılması gereken filtrenin yoğunluğu da artar. Göz önüne alınması gereken önemli bir nokta da kullanılan filtre yoğunluğunun
artmasıyla doğru orantılı olarak, poz süresinin de artacağıdır. Çünkü her bir filtre filmin süresine düşüp onu pozlandıracak ışıkların bir
bölümünü tutarak filmi etkilemelerini engeller.
Fotografçılıkta kullanılan filtreler, düzeltme filtreleri (Correction Filters), Kontrast filtreleri (Contrast Filters) ve Özel Etki Filtreleri olmak
üzere üç gurupta toplanabilir.
1.1. S/B Fotografta Kullanılan Filtreler :
Açık Sarı Filtre : Düzeltme filtresidir, az kullanılır. Ortokromatik duyarkatlarda maviler üzerindeki etkisi azdır. Pankromatik duyarkatlarda
hiç bir etki sağlamazlar. Baskılarda görüntü üzerinde mavi renk karşıtı olan kısımları daha koyu olarak belirtirler. Bulutlu gökyüzü
manzaraları, sabah erken ve akşam geç saatlerde plaj ve kar manzaraları fotograflarının çekiminde kullanılırlar. Poz değerleri üzerine
etkileri x1,5, x2 dir.
Orta Sarı Filtre : Düzeltme filtreleridir. Manzara fotograflarının çekiminde ortokromatik duyarkatlarla en çok kullanılan filtreleridir.
Ortokromatik duyarkatlarda renk tonlarının doğru bir şekilde çıkmasına yardım ederler. Pankromatik duyarkatlarda ise kusursuz bir renk
tonu değerlendirmesi yaparlar. Yeşilleri aydınlatır, ayrıntıları daha belirli hale getirirler. Mavi rengin yoğunluğunu arttırır Bulutlu gökyüzü
manzaraları, plaj ve kar manzaraları, çok renkli konuların ve çiçek fotograflarının çekiminde kullanılırlar. Poz değerleri üzerine etkileri x2,
x3 tür.
Koyu Sarı Filtre : Kontrast filtresidir Mavi rengin çok daha kuvvetli bir şekilde belirmesini sağlar. Kullanılma alanı daha etkili olarak orta
sarı ve açık sarı filtreler gibidir Bütün sarı filtreler kontrastı artırırlar. Poz değerleri üzerindeki etkileri x 3 ve x 4′dür
Turuncu Filtre : Kontrast filtresidir. Mavi rengi ve daha az olarak da yeşil rengi emerler. Buna karşılık kırmızı ve turuncu renkleri ve bir
oran dahilinde de sarı rengi geçirirler. Ortokromatik duyarkatlarda bir etkileri olmaz, yalnız pankromatik duyarkatlarla kullanılırlar.
Pankromatik duyarkatlarla çok net ve çok parlak bir görüntü verirler. Havanın sisliğini ortadan kaldırır ve görüşü arttırır. Mavileri ve
yeşile bakan mavileri çok koyu, sarıya çalan yeşil ve kırmızıları çok açık renk olarak gösterir. Bu filtreler sarı ve maviler arasındaki bütün
kontrastları belirtmek için, mavi gökyüzü manzaraları ve portre fotografçılığında cilt bozukluklarını kaybettirmek için kullanılırlar, fakat
solgun dudaklar verir. Sarı saçların rengini canlandırır, elbise renklerini bozar. Turuncu filtreler aşırı derecede kullanılmayacak olursa,
güzel sonuçlar verirler. En büyük sakıncaları poz süresinin 4-8 kez daha arttırmalarıdır. Bu arttırma yapılmayacak olursa kontrast
fazlalaşır ve güneşli havada fotograf çekildiği halde geceleyin çekilmiş gibi bir sonuç elde edilir

Kırmızı Filtre : Kontrast filtreleridir. Kırmızı
ışınları ve biraz da turuncu ışınları durdururlar. Kontrast yapmak için kullanılan bu filtrelerle
poz süresini 8-10 kez arttırmak gerekir. Bu filtreler çok özel etkiler elde edilmek istenildiğinde kullanılmalıdır. Pankromatik duyarkatlarla
kullanılırlar ve açık kırmızı ile orta kırmızı renkte yapılırlar Sonuç görüntü üzerindeki etkileri, mavi ve yeşil renkler siyah, kırmızı ve sarı
renkler açık tonda belirir. Çekilen fotograflarda gece manzarası, fırtına, koyu gökyüzü ve puslu bulutlu havalar görüntüsü elde edilmek
istenildiğinde ve sisli havaya karşın çok net uzak manzara fotograflarının çekiminde kullanılırlar.
Mavi Filtre : Kontrast filtresidir. Mavi renk ışınlarını geçirip, kırmızı ve turuncu renk ışınlara engel olur. Bu filtreler sarı filtrelerin tam tersi
bir etki yaparlar. Kırmızıları koyulaştırır ve mavileri daha çok soluklaştırırlar. Gün ışığında çok az kullanılırlar. Mavi renge az duyarlı bir
duyarkatla mavi yüzeylerin, örneğin su yüzeylerinin fotografını çekmek için kullanılırlar
Mavi filtreler yapay ışıkta ve kırmızı renge duyarlı pankromatik duyarkatlarda fotoflud tipi lambaların kırmızı
ışınlarım önlemek amacıyla
kullanılır. Yapay ışık altında cilt görünüşünü güzelleştirir, dudakların kırmızılığını belirgin hale getirir, fakat mavi renkteki gözler beyaz gibi
çıkarlar Poz değerleri üzerindeki etkilen x2, x3 tür.
Sarı – Yeşil Filtreler : Düzeltme filtreleridir. Pankromatik duyarkatlarda manzara fotograflarının çekiminde kullanılan filtrelerdir. Orta sarı
filtre etkisi gösterirler. Yeşiller üzerindeki etkisi biraz daha fazladır. Sonuç görüntü üzerindeki etkisi, mavilerin daha belirli hale gelmesi,
yeşillerin daha fazla açılmasıdır. Kırmızıları, özellikle sarı kapsayan kırmızıları daha güzelleştirir. Gökyüzü manzaraları, plaj ve kar
manzaraları, bahar manzaraları fotograflarının çekiminde kullanılırlar. Çok duyarlı duyarkatların portrecilikte kullanılmasında meydana
gelen çok beyaz ten rengi ve mat dudaklar verme hatasını
düzeltirler. Poz değerleri üzerindeki etkileri x3, x4 tür.
Yeşil Filtreler : Düzeltme filtresidir. Hızlı pankromatik duyarkatlarla, yeşilliklerin ve yaprakların çekiminde başarılı sonuç verirler ve
bunları oldukça hoş açık gri şeklinde yansıtırlar ve kontrastı azaltırlar. Kırmızıları daha koyu bir şekilde belirtirler. Ağaç ve bitki
fotograflarının çekimi için en iyi filtrelerdir. Poz değerleri üzerine etkileri x3, x4 tür.

(Filtresiz) (Sarı filtre ile) (Kırmızı filtre ile)
(SB fotoğrafta filtre etkisi)
FİLTRELERİN RENKLER ÜZERİNDEKİ ETKİ TABLOSU
(pankromatik Filmlerle)
Konunun rengi Konunun rengini açıklaştıran filtre Konunun rengini koyulaştıran filtre
Mavi Mavi Kırmızı, sarı veya turuncu
Yeşile çalan mavi
(siyah-turkuaz)
Mavi veya yeşil Kırmızı, sarı veya turuncu
Yeşil
Sarı, yeşil veya turuncu
(ağaçlar, çayırlar vb.)
Kırmızı veya mavi
(gökyüzü, deniz, kiremit damlar vb.)
Sarı
Sarı, yeşil, turuncu veya kırmızı
(sarı saç, buğday başakları, ayçiçekleri,
portakal vb.)
Mavi
(gökyüzü, deniz, mavi göz vb.)
Turuncu
Sarı, turuncu veya kırmızı
(kiremit damlar)
Yeşil veya mavi
(gökyüzü, deniz, ağaçlar vb.)
Kırmızı Kırmızı
Mavi veya yeşil
Eflatun Mavi Yeşil
Pembe Kırmızı Yeşil
Kahverengi Turuncu veya kırmızı Mavi

1.2. Renkli Fotografta Kullanılan Filtreler
1.2.1. Sky Light (1A) Filtreler : Renkli fotografçılıkta bütün diğer filtrelerden, daha çok fazla kullanılan filtrelerdir. Çünkü mavi renk
fazlalığını önlemek için gerekli olan filtrelerdir. Renkli filimin spektrumun mavi renk bandına karşı duyarlı olan en üst tabakasının mavi
ışınlara ilave insan gözünün görmediği mor ötesi (Ulura-Viyole) ışınları da saptaması nedeniyle normal renkleri altında görünen bir çok
açık hava manzaraları, renkli filimde, göründüğünden mavi şekilde görülür. Bunu önlemenin çok basit ve ucuz yolu objektif önünde
sürekli bir SKY (1A) filtresi bulundurmaktır. Bu filtrenin rengi, çok açık pembe olması
nedeniyle ikinci bir etkisi de konunun gölgede kalan
kısımlarını yada kapalı bulutlu günlerde konunun tamamının renk tonunu sıcaklaştırmasıdır. Bu suretle elde edilen sonuç bazı
fotografçıların kullandıkları sarımsı renkte olan UV filtreleriyle elde edilecek sonuçlardan daha hoşa gidebilir. SKY filtrelerinin poz değerleri
üzerinde değişikliği gerektirecek bir etkileri yoktur. Konuların renk tonu üzerindeki etkileri ise fark edilemeyecek kadar azdır.
SKY filtrelerinin objektifin önünde devamlı durmalarının, objektifin kirlenmesini, çamurlanmasını, üzerinde parmak izi meydana gelmesini
ve deniz manzaralarının fotograflarının çekiminde ise objektifin ıslanmasını önleme gibi faydaları da vardır.
(Filtresiz) (UV filtre ile)
1.2.2. Renk düzeltme filtreleri : Gözümüzün değişik renk sıcaklıklarına sahip ışık kaynaklarına uyum sağlaması nedeniyle her türlü ışık
kaynağında renkleri ve tonları gerçek renklerine yakın görünür. Göz beyin kalibrasyonu beyaz ışığa endeksli çalışır, oysa fotograf filmleri
renkleri objektif olarak görürler. Filmler gün ışığı sıcaklığına (5500 Kelvin ) ve tungsten ışığa (3200 Kelvin) göre ayarlanmışlardır, bu
yüzden değişik ışık kaynaklarında renk düzeltici filtrelere ihtiyaç duyarlar. Bu filtreler:
80A, 80B, 80C numaralı
mavi filtreler, tungsten aydınlatmanın meydana getirdiği aşırı kırmızılığı giderir.
85A, 85B, 85C numaralı turuncu filtreler, günışığında kullanılan tungsten tipi filmde aşırı maviliği giderir.
Flüoresan ışığı altında kullanılan gün ışığı filmlerinde oluşan mavi-yeşil renkleri düzeltmek için ise FL-D ve FL-W filtreleri kullanılır.
(81B Filtre etkisi)
1.2.3. Isıtıcı filtreler (renk sıcaklığını düşüren filtreler)
Bulutlu havalarda, güneşli havalarda gölge yerlerde, karlı havalarda direk güneş
ışığı almayan yerlerde gün ışığı filmleriyle çekilen
fotograflara mavi bir renk hakimdir. İşte bu dominant mavi rengi ortadan kaldırmak için bu tür filtrelerden yararlanılır. Fotografa
yumuşak bir sarı-turuncu ton vererek daha sıcak tonlarda görünmesini sağlarlar. 81A, 81B, 81C en çok kullanılanlarıdır. 81A portre
fotografçılığında yaygın olarak kullanılır, ten rengine canlılık katar.
1.2.4. Özel Etki Filtreleri (Efekt Filtreler) :
Tek renk filtreler : Siyah beyaz fotografçılıkta kullanılan renkli filtrelerin hepsi renkli fotografçılıkta da kullanılırlar. Bu filtreler fotografı
dominant bir renge boyarlar ve gerçeküstü görünmelerini sağlarlar.
Degrade filtreler : Yarısı renklendirilmiş, diğer yarısı saydam olan filtrelerdir. Renkli bölüm saydam bölümle yumuşak bir geçişle kaynaşır.
Bu özellik, alt bölgelerde bir renk değişimine neden olmadan üst bölgeyi yumuşak bir geçişle renklendirmeye yarar. Daha çok gökyüzünü
renklendirmek veya çok parlak olan gökyüzünün poz değerini düşürmek amacı ile kullanılır.
Yumuşatıcı filtreler : Soft yada difüzer filtre olarak da anılan bu filtreler genellikle portre fotografçılığında kullanılır. Parlak ışıklı bölgeleri
yumuşatarak fotografı bir hayal dünyasındaymış gibi gösterirler. Natürmort yada manzara fotografçılığında da kullanılırlar ve fotografı
olduğundan daha çekici gösterirler.

(Soft filtre etkisi) (Filtresiz) (Soft filtre ile)
Yıldız filtreleri : Yıldız filtreleri, nokta ışık kaynaklarını 2,4,6,8 ve 16’lı
ışıklı çizgilere ayırırlar. Bunlardan birini objektifinize takarsanız, bu
etki, kameranızın bakacından (vizörden) baktığınızda nasıl bir şekil aldığını görebilirsiniz.

(Filtresiz) (Yıldız filtre ile)
Çoklu görüntü filtreleri : Birçok çeşidi vardır, en çok kullanılanlarından biri daire şeklinde (kesin merkezi bir görüntü çerçeveleyen aynı
şekildeki çeşitli görüntülerle), bir diğeri de çizgisel (ikinci pozda bir taraftan diğer bir tarafa uzayan çizgilerle gösterilmiştir) filtrelerdir.
1.3 Ortak kullanılan Filtreler :
Polarizasyon Filtreleri : Siyah-beyaz ve renkli filmlerle kullanılan bu filtrelerin amacı, fotografçılıkta büyük bir hata olan yansımaları ve
parlamaları ortadan kaldırarak, çıplak gözle bakıldığında donuk renkli görülen bir çok şeyin parlak renklere bürünmesini sağlamaktır.
Bunun nedeni bütün planlarda izleyerek normal bir şekilde yayılmakta olan ışık, yansıtıcı bir yüzeyle karşılaştığında artık bütün yönlere
yayılmayıp sadece bir noktada yayılmak suretiyle yansımalar meydana getirir ki, bu olaya polarizasyon olayı denir. Bu polarize olmuş
ışınlar filim üzerinde bir parıldama meydana getirerek, konunun ayrıntılarının ve renk tonunun kaybolmasına neden olur. Eğer bu polarize
ışınların yolu üzerine, mikroskobik iyot ve kinin kristallerinden meydana gelmiş bir polarizasyon filtresi konulacak olursa, bu ışınlar
kontrol altına alınabilir. Işınlar filtre içindeki kristallerin meydana getirdiği prizmaların yayılma planına paralel ise filtreden geçerler. Ama
filtrenin duruş biçimi kristallerle ışınların yayılma planı arasında bir dik açı
meydana ( getirecek şekilde ise bu ışınlar kırılırlar yani yok
olurlar.
Camların veya cam eşyanın ya da bu gibi yansıma ve parıldama yapan eşyanın fotograflarının çekilebilmesi için objektifin önüne bir
polarizasyon filtresi koymak ve buna gerekli yönü vermek gerekir. Eğer kullanılan fotograf makinesinin vizörü refleks bir vizörse, yani
fotografı çekilecek konunun görüntüsü buzlu camda görülebiliyorsa, bu yansımayı yok edecek şekilde polarizasyon filtresi ayarlanabilir.
Eğer bu olanak yoksa yönün saptanması daha zor bir durum alır. O zaman doğrudan doğruya filtreden fotografı çekilecek konuya bakılarak
sabit bir nirengi noktasına göre filtreye yön verilir.
Polarizasyon filtreleri netliği azda olsa bozarlar, çoğunlukla renkli çekimlere hafif bir dominant renk eklerler. ve yeşilimtırak gri
renktedirler. Poz değerleri üzerindeki etkileri x3. x4 tür.

(Filtresiz) (Yarım çevrilmiş) (Tam çevrilmiş)
(Sirküler Polarize filtre etkisi)

(Filtresiz) (Sirkuler Polarize ile)
Morötesi (UV) Filtre : Mor ötesi ışınların (Ultra-Viyole) fazla olduğu yerlerde, özellikle yüksek dağlarda, deniz ve plaj manzaralarında, kar
manzaralarında mor ötesi ışınlara engel olmak için kullanılan filtrelerdir. Flu, bulanık fotograf çekimlerine engel olurlar. San filtrelerin
etkilerine benzeyen etkileri vardır. UV filtrelerin poz değerleri üzerinde bir etkileri yoktur. Yani poz değerlerini değiştirmek gerekmez. Bu
nedenle objektiflerin çizilme ve tozlanmasına karşı koruyucu filtre olarak kullanılırlar.
Gri – Nötr (ND) Filtre : Tek amacı fotograf makinesine giren ışık miktarını azaltmaktır. Makine içine girecek ışık miktarını, azaltmak için
kullanılan fotograf makinasının enstantane ve diyafram açıklıkları
yeterli olmayabilir. Bu durumda nötr gri filtre kullanılır. Bu filtreler
üzerlerine düşen ışığın renk dengesini bozmadan miktarını azaltırlar ve azaltma miktarı çeşitli filtre yapımcıları tarafından değişik
tutulmuştur. Bu husus, yani gri-nötr filtrenin üzerine düşen ışığın ne miktarını geçirdiği filtre prospektüslerinde yazılıdır.
Sinemacıların vazgeçilmez aksesuarlarındandır. Fotografta:
1. Uzun pozla hareket netsizliği elde etmek için
2. Sınırlı keskinlik (açık diyafram) için kullanılır.
(ND filtre etkisi)

GENEL FİLTRE KULLANMA TABLOSU
(Pankromatik Filmlerle)
Konu Aşağıdaki etki isteniyorsa Aşağıdaki filtre kullanılır
Parçalı beyaz bulutlu açık mavi Gökyüzü tabii haliyle Orta sarı veya açık yeşil
gökyüzü manzaraları
Gökyüzü tabii halinden biraz daha koyu Koyu sarı veya turuncu
Gökyüzü çok koyu Kırmızı
Gökyüzü tamamen siyah Koyu kırmızı
Çiçekler Koyu çiçek renklerinin belirtilmesi için yeşil
yaprak renklerinin açık hale getirilmesi
Açık yeşil
Yaprak renklerinin yanında çiçekleri belirtmek
için renk tonlarını açıklaştırmak
Çiçek rengine en yakın renkte filtre
Cam ve porselen eşyalar Yansımalardan dolayı parıltıların önlenmesi Polarizasyon filtresi
Kontrastı azaltıp, şekli, desen ve detayları
meydana çıkartmak
Konu renklerinden birinin tamamlayıcı
renkteki filtresi
Manzara fotoğrafları
Tabii haliyle Orta sarı veya açık yeşil
Kontrastın ve pusluluğun azaltılması Koyu sarı veya turuncu
Kontrastın fazlalaştırılıp pusluluğun azaltılması Kırmızı
Deniz manzaraları
Suyun tabii görünüşü Orta sarı veya açık yeşil
Koyu renk su Turuncu veya koyu sarı
Gökyüzünün göründüğü açık hava
portreleri
Tabii ten tonları ve tabii gökyüzü Polarize
Parlatılmış yüzeyler(cilalı yerler,
çiniler, formika ve benzerleri)
Yansımadan olayı parıltıların önlenmesi ve güzel
detayların belirtilmesi
Polarize
Portre Cilt lekeleri ile cilt rengi tonları arasındaki farkı
azaltmak
Orta sarı veya koyu sarı
Yanık cilt tonlarını belirtip cildi koyulaştırmak ve
erkek portrelerinde gerekli olan koyu cilt tonunu
temin etmek
Açık yeşil
Güneşli açık mavi havada plaj ve kar Tabii haliyle Orta sarı veya açık yeşil
manzaraları
Kontrastı artırarak dokuyu belirtmek Koyu sarı, turuncu veya kırmızı
Mobilya (ağaç eşya) Maun gibi koyu ağaçların dokularını belirtmek Kırmızı
Meşe, dişbudak, ceviz gibi sarımsı ağaçların
dokularını belirtmek
Koyu sarı veya turuncu
Açık, sarı renkli cila yapılmış ağaçların dokularını
belirtmek
Orta sarı

2. Pozometreler
Işık enerjisini elektrik enerjisine dönüştüren elemanlardır. Pozometreler elektrikli alete dönüştürülünce, Selenyum kullanılmamaya
başlandı. Selenyumlu pozometrelerin duyarlılığı
çok fazla değil. Çok az veya çok fazla ışığı okuyamaz. Pozometrelerin görüntü açıları 30
derecedir. Okuduğumuz alanı net seçemezler. Pozometrelerin ışığa duyarlılığını artırmak için foto direnç denilen bir elektronik malzeme
kullanılmaya başlandı. Üzerine ışık düştüğünde elektrik geçirgenliğinde değişiklik yaratır ve duyarlılığı Selenyumlu olanlardan daha fazla
ve duyarlılık alanı daha açıktır. Günümüz pozometreleri pil ile çalışır. Pozometreler, konudan yansıyan yada konuya gelen ışık şiddetini
ölçüp,sonucu obtüratör hızı ve diyafram açıklığı cinsinden veren araçlardır.çalışma sistemini incelediğimizde, pozometrelerin, ışığa duyarlı
hücreler ve ışık şiddetini ışıklama değerlerine dönüştürücü sistemden oluştuğunu görürüz. Işığa duyarlı
hücreler, üzerine düşen ışığı
elektrik akımına dönüştürerek ölçüm yapmaktadır. Bu ölçümü, daha önce belli değerlere kalibre edilmiş
ışıklama tablosuna göre
değerlendirerek, bize obtüratör hızı
(enstantane) ve diyafram açıklığı
şeklinde verecektir. Yukarıda belirttiğimiz kalibrasyon ise insan
teninin yansıttığıışık oranı baz alınarak yapılmıştır. Zenci ve çok açık insan teni haricindeki tenler, üzerlerine düşen ışığın %18’ini
yansıtır. Çektiğimiz fotoğraflarında, insan teninin yansıttığıışık oranı kadar ışık yansıtan ton olan gri tonda olması istenmiştir. Bu kıstasa
göre pozometreler bir yandan %18 yansıtıcılıktaki Gri referans Kartı’na şartlandırılırken bir yandan da film ASA Skalasına kalibre
edilmişlerdir. Pozometreler kullandıkları
ışığa duyarlı
hücrelere göre isim alırlar. Selenyumlu, Kadmiyum sülfitli (CDS), Silikon foto diyotlu
pozometreler gibi.
Birinci Grup: Pratik kullanımı kalmayanlar. Selenyumlu pozometreler. Elektriği kendileri üretir.
İkinci Grup: Foto direnç hücreler kullanan pozometreler
- Kadmiyum sülfürlü
- Silikonlular : Bu gruba dahil olan pozometrelerin duyarlılıkları yüksektir. Işığın geçmesi oranında direncin azalması ile ibre sapması
sistemine dayanır. Pil ile kullanılırlar. Kadmiyum sülfürlü olanlarda bazı hatalar görülür. Işık hafızaları vardır. Düşük ışık değerlerinde
ibrenin ışık intikali zayıftır. Hareketin sonuna gelmeleri zaman alır. Fakat mavi silikonlularda ise ibre hareketi çok çabuktur ve ışık hafızası
yoktur. Son dönemlerde flaşa da hükmeden makinelerde kullanılıyor.
Pozometreler kullanım şekillerine göre, elde kullanılan ve makine içerisinde kullanılan pozometreler olarak iki gruba ayrılırlar. Bunların
çalışma sistemleri yukarıda anlatılan şekilde olup sadece kullanım şekilleri, amaçları ve ölçüm sistemleri farklıdır.
2.1. Elde kullanılan pozometreler : Bu pozometrelerin iki kullanım yöntemi vardır. Bunlar ölçüm yapılacak ortama göre karar verilip
kullanılır.
Yansıyan Işığı Ölçme Yöntemi : En çok kullanılan yöntemdir. Fotoğrafını çekeceğimiz konudan yansıyan ışığı ölçmek için kullanılır.
Pozometre bu konuya direk yöneltilerek ölçüm yapılır. Burada dikkat edeceğimiz nokta, pozometrenin görüş açısının konu üzerinde
olmasıdır.
Düşen (gelen) Işığı Ölçme Yöntemi : Zamanla kazandığımız tecrübelere her ne kadar güvenebilirsek de ciddi ve bize pahalıya mal olacak
çekimlerde olmadık sonuçlarla karşılaşmamak için bilinçli çalışmayı tercih etmeliyiz.
Kullandığımız pozometreler fotoğraflayacağımız konunun %18 yansıtıcılığa sahip olmadığı durumlarda (çok açık yada çok koyu tonlu
yüzeylerde) hatalı ölçüm yaparlar ve düzeltmek gerekir. Konunun yüzeyi hangi tonlarda olursa olsun konu üzerine düşen ışık şiddeti,
değişmemektedir. Pozometremizi ışık kaynağına tutarak direkt bir ölçüm yapmak mümkün. Ancak böyle bir durumda, pozometrenin
ölçüm gözünün önüne %18 geçirgenliği olan küresel opak cismi yerleştirmeliyiz. Aldığımız değeri obtüratör ve diyafram üzerinde aynen
uygulayabiliriz.

2.2. Fotoğraf Makinesi içinde kullanılan pozometreler : Fotoğraf makinemizin çeşitli yerlerine ama genellikle ayna üstündeki prizma
etrafına ışığa duyarlı hücreler yerleştirilmiştir. Konudan yansıyan ışık, objektifimizin içinden geçerek bu hücrelerin üzerine düşer. Böylece
ışığın ölçümü yapılır. Bu türden ışık ölçümüne Objektif içinden Okumalı (TTL-Through The Lens) denir. Makine içine yerleştirilen
pozometreler genellikle ya obtüratör hızına, ya diyafram açıklığına yada her ikisine birden tercihli seçenekli olarak bağlanmıştır. Eğer
obtüratör hızına bağlanmış ise, obtüratörü kullanıcı seçiyor, pozometre buna göre de ışık ölçümünü yapıp diyafram açıklığını tespit
ediyor. Vizörden bize, seçtiğimiz örtücü hızı ve tespit edilen diyafram açıklığı bilgi olarak çeşitli şekillerde verilmektedir. TTL Ölçüm
sistemleri aşağıda özetlenmiştir ;
Ortalama ışık ölçüm sistemler (Averaging System) : Bu sistem de, ışık ölçümü fotoğraf karesinin tamamının okunarak aritmetik
ortalamasının alınması
şeklinde yapılır. Işığın her bölgede eşit dağılmadığı durumlarda yanıltıcı sonuçlar verdiği için bu sistem modern
makinelerde terk edilmıştir.
Merkez ağırlıklı
ışık ölçüm sistemi (Center weighted) : Bu sistem de, okuma alanı
iki bölgeye ayrılıyor, fotoğraf karesinin ortasındaki
küçük bir bölgeden gelen ışığın, sonuç ışıklama değerine etkisi %70, diğer bölgelerinki ise %30 ’dur. Günümüzde en çok kullanılan bir
sistemdir.

Noktasal ışık ölçüm sistemi (Spot metering) : Bu sistemde okumanın tamamı, ortadaki küçük bir alandan yapılır. Bu alanın sınırlarını 3
veya 6 derecelik bir açı belirler.

Bölge ağırlıklı
ışık ölçüm sistemi (Zoned metering) : Bu sistemde okuma alanı değişik ağırlıklı birkaç bölgeye bölünmüştür: Her bölgeden
yapılan okuma, o bölgenin katsayısıyla çarpılarak ağırlıklı ortalaması alınır. Diğer yöntemlere göre daha yenidir.

3. Yardımcı araçlar
3.1. Sehpalar : Bir fotoğraf çekiminde karşımıza çıkan sorunlardan birisi de makinenin sallanması yada sarsılmasıdır. Böyle bir
problemin varlığı elde edeceğimiz sonuçlarda çoğunlukla bulanık yada titrek görüntülerdir. Sorun obtüratörün açılıp kapanma süresinin,
makinenin sallanma yada sarsılma süresini telafi edemeyeceği yavaşlıkta olmasından ya da kullandığımız objektifin odak uzunluğunun
çok fazla olması halinde hafif bir titremenin bile seçilen hedefin onlarca metre kaymasına bir anda sebep olmasından kaynaklanmaktadır.
Bu tür sorunları gidermede sağlam yapılı bir sehpa yardımcı olacaktır. Makinenin ağırlığını rahatlıkla taşıyabilecek nitelikte bir sehpa,
pratik açıdan taşıma zorlukları yaşatsa da elde edeceğimiz görüntülerin netliği, bu eziyeti çekmeğe değer görünmektedir. Makinemizde
bulunan 50 mm.lik normal bir objektif ile kullanılabilecek en düşük obtüratör hızı, bir genelleme yapacak olursak 1/60 saniye olarak
kabul etmek gerekir. Ancak seçeceğimiz objektifin odak uzunluğunun mm cinsinden değeri ile, obtüratör hızının nümerik değerini
birbirine yakın tutmakla, titrek olmayan bir görüntü elde etme şansımız vardır. Örneğin, 200 mm.lik bir objektif kullanıyorsak, 1/250
enstantane, 500 mm.lik bir objektif kullanıyorsak 1/500 enstantane yada 24 mm.lik bir objektif kullanıyorsak 1/30 enstantanenin
altındaki bir obtüratör değerini tercih etmememiz gerekmektedir. Eğer daha düşük bir hız seçmek zorunda ise k titreme sorununu ancak
makinemizi bir sehpaya monte ederek giderebiliriz.
Bir sehpa, ne bizim taşıyamayacağımız kadar ağır, ne de çekim yaparken makinemizi kaldıramayacak,rüzgardan etkilenecek kadar da
hafif olmamalıdır. Çok hafif bir sehpa, çekim mahalline ulaştığımızda yeterince Yüksek veya sağlam değilse ve sonuçta biz bu
yetersizliklerden çekimimizi yapamamışsak, o hafif sehpayı boşuna taşımış oluruz.
Makro çekimlerde bizim konuya gerektiği kadar yaklaşmamıza engel olabilen sehpaların bazı modellerinin taşıyıcı parçası, bu problemi
ortadan kaldıracak biçimde üç ayağın arasına ve baş aşağı
monte edilebilirler. Sehpa alırken, sehpanın bir parçası olan ve sürekli olarak
makinede takılı bulundurduğumuz monte adaptörünün, kaybolduğunda yada ikinci bir gövde için kolaylıkla yedeği bulunabilen türden bir
modeli tercih etmeliyiz.

3.2. Deklanşör Kablosu : Sehpaya monte edilmiş fotoğraf makinesini kullanırken deklanşöre basan parmağımızın makineyi kımıldatma
olasılığı vardır. Bunu giderebilmek için kullanacağımız bir deklanşör kablosu, parmağımızın yapacağı basıncı fotoğraf makinesine
iletmeden deklanşörün basılmasını ve çekimin yapılmasını sağlayacaktır. Ayrıca çok uzun deklanşör kabloları
ile de uzaktan çekim
yapılabilir.
(Deklanşör kabloları)
3.3. Çanta : En son akla gelmesine rağmen en çok gereksinim duymamız gereken araçlardan biridir. Önemli miktarlarda masraflarla
edindiğimiz fotoğraf makinesi, objektifler gibi çalışma araçlarımızın korunması, saklanması, darbelerden, sudan, tozdan ve diğer fiziksel
etkilerden zarar görmemesi, çalışırken belli bir tertip ve düzenin sağlanması, ancak uygun büyüklükte ve sağlam bir çanta ile
oluşturulabilir. Hem askısı ile omuza asılabilir, hem de gerektiğinde kulpu ile elde taşınabilir çantanın aynı zamanda gerektiğinde
kolaylıkla da açılıp araçlarımızı rahatlıkla çıkarabileceğimiz türden olmasında yarar vardır. Sırt çantası
modelinde olabilenleri bir fermuar
aracılığı ile sökülebilir ve sırtta taşıma parçasından ayrılarak normal hale dönüştürülebilir.
Bir çanta, hafif, sağlam, su ve toz geçirmez olmalı. Çok küçük ağırlık artışları, uzun yürüyüş ve taşıma hallerinde bize oldukça fazlaymış
gibi gelecektir. Omuz askısında bulunabilen uygun yumuşaklıktaki destek aynı zamanda kaymaz özelliği ile hem omzumuzun ağrımasını
hem de ikide bir kaymayarak bizim toparlanma hareketleri için harcayacağımız eforu en aza indirip güvenli ve rahat bir taşıma sağlar.
Çok uzun yürüyüşlerde ikinci bir yardımcı askı, belimize dolanıp çantaya kancaları
ile basit bir operasyonla bağlandığında, omzumuza
binen yükün önemli bir miktarını kalçalara aktararak bizi sırt ve bel ağrılarından da kurtarır ve daha az yorulmamızı sağlayabilir.
Çantanın boyutları
ve içindeki bölmelerin sayısı sahip olduğumuz makine, objektif ve diğer aksesuarların miktarı ve büyüklükleri ile uygun
sayıda ve oranda bulunmalıdır. Bölmeler ve iç cidarlar, dış
darbeleri absorbe edebilecek kadar yumuşak ama dirençli bir sıkılıkta
olmalıdır.
3.4. Flaş : Kullanımında, konunun ışık kaynağına olan mesafesi – diyafram ilişkisi vardır. Kılavuz numarası flaşın gücünü belirler. Mesafe
değiştikçe diyafram da buna göre değişir. Bu durum, gücü sabit, manual flaşlar için geçerlidir. Flaş alırken uzatma kablosu da almalıdır.
1,5 m.lik bir kablo ile belirli bir açıdan ışık yayabiliriz. Obtüratör açık bırakılarak flaşın bir kaç defa çaktırılması ile de pozlama yapılabilir.
Ancak bunun da belirli kuralları vardır. Örneğin f:2.8 gibi bir diyafram değeri veren bir flaş ölçümü, 1 çakım ilave ile f:4 ’e değiştirilebilir.
Bundan sonra her fstop için bir öncekinin iki misli kadar bir çakım gerektirir. Flaşlı çekimlerde, flaşın bulunduğu nokta ile objektifin
bulunduğu nokta arasındaki mesafe ne kadar fazla ise fonda oluşacak gölgeler de o kadar etkilidir. Gölgelerin oluşmasına engel olmak
için siyah fon önünde çekim yapılabilir.
(Flaş)
3.5. Genel fotoğraf malzemeleri
Siyah beyaz fotoğraf filmleri :
- Ortokromatik (kırmızı
ışıktan etkilenmeyen) filmler
- Pankromatik (bütün ışıklardan etkilenen) filmler. Bunlar koyu yeşil renge daha az duyarlıdırlar.
Negatif renkli filmler : C- 41 banyosunda geliştirilirler. Dengelendikleri ışık kaynağına göre ikiye ayrılırlar.
- Gün ışığı (Day light) filmler
- Tungsten filmler
Diyapozitif renkli filmler : Dengelendikleri ışık kaynağına göre
- Gün ışığı (Day light) filmler : Gün ışığı filmler, insanların psikolojik olarak kabul ettikleri, parlak güneş, mavi gökyüzü ve beyaz parçalı
bulutlardan meydana gelen beyaz ışığa göre balanse edilmişlerdir. Bunun dışında akşam yada sabah yatay açıdan gelen kızıl güneşin
aydınlattığı ortamlar gibi ışığın renk ısısının farklı olduğu durumlarda gözün uyumundan farklı olarak gerçekte var olan o anki tonlara
hakim sonuçlar verirler. Yada iç mekanlarda florasan yada tungsten ışık kaynaklarında asla doğal sonuçlar veremezler.
-Tungsten filmler : Tungsten lambaları gibi renk ısıları düşük ışık kaynaklarına göre balanse edilmişlerdir. Genel olarak renkli günışığı
filmler l/60 ila 1/500 enstantanelerde en doğal renkleri verebilirler. Bunun dışında kullanılan hızlara renk sapmaları görülebilir.
Diyapozitif filmlerin diğer filmlere göre poz toleransı çok azdır. E-6 banyosunda geliştirilir.

Benzer Yazılar

Foğrafta Belirginliği Sağlayan Öğeler

Foğrafta Belirginliği Sağlayan Öğeler

Fotoğrafta verilmek istenen mesajı izleyicinin algılayabilmesi için anlatımı, ifadeyi sağlayan görüntülerin, diğerlerine göre daha belirgin olması gerekir. Fotoğrafta seçici bir yöntem uygulanır. Anlatım için gerekli öğeleri kadraj içine alıp, gereksiz, izleyiciyi konu dışına sürükleyen görüntüler kadraj dışına çıkartılmalıdır. Kadraj içinde bulunması uygun görülmeyen görüntüler hareketli ise karenin dışına çıkması, yer değiştirmeyecek görüntüler ise fotoğrafçının bakış...
Kompozisyon

Kompozisyon

Kimi fotoğrafları diğerlerinden farklı ve göze çarpıcı kılan nedenlerden biri de güçlü kompozisyonlarıdır. Kendine ait hikayesi olan bir konu iyi bir kompozisyon oluşturur. Fotoğrafın icadından 2000 yıl önce Yunanlılar ve Romalılar bunun farkındaydılar. Bu mimarilerinde açıkça görülmektedir. Bugün de kompozisyon, çağdaş mimarinin önemli bir parçasıdır. Fotoğrafta kompozisyonun basit bir tanımını, “Kare içindeki konuları göze hoş...
Makale'ye Yorum Yapın

ANA KATEGORİLER

Sinefok Facebook

Giriş

Son Yorumlar